Ben bir desteden arta kalanım Benimle de on eder Fakat kimsenin eli gitmiyor bana Deste toplanmadan
Ben bir desteden arta kalanım Benimle de on eder Fakat kimsenin eli gitmiyor bana Deste toplanmadan
14 Mayıs 2026 Perşembe
13 Mayıs 2026 Çarşamba
Karanlığa alışmış gözler sessiz bir oda Işık mı? yok... Sonu gelmez bir karanlık bu Yine aynı, yine o bekleyiş Tüm sokaklar çıkmaz, kapılar kolsuz
Bak; yağıyor yağmur,şakıyor kuş,rahmet kokuyor toprak, Vecde geliyor gönül hanem bu cihana sığmıyor, O Hakk’ın tecellisi beni böyle coşturuyor.
Doğru bir insan olmak Yalnızlıktan mı geçer? Her doğru insana Ödetir mi bir bedel?
Kaderi gelin teli gibi inceydi Zehra’nın. Kimine göre parıltının simgesi iken kimine göre boynuna dolanan zincirden farksızdı. Gelin teli, Zehra'nın içindeki sessiz savaşın çığlığıydı. Her bir tel, Zehra’nın kaderine düğümlenmiş; hayal kırıklıklarını ve umutsuzlukları yansıtıyordu.
Yüzünü hiçbir zaman kimseye göstermeyen gece yine karanlığına bürünmüştü. Belki de onun kaçış yeri de oraydı. Her zaman kalmak iyi olmuyordu belki. Saatin bire, ikiye dur demeden ilerlediği zamanlardı. Evet, evet bu gecenin de bir sabahı vardı biliyorum.
Küçücük bedene kocaman bir kalp sığdırmışlar, Denizleri taşıracak kadar gözyaşı akıtıyor. Sessizliğe gömülmüş sokaklarda, Dünyayı yerinden oynatacak çığlıklar yankılanıyor.