Sadece El Sallıyorum

Bir kucak dolusu pişmanlık doldurdum,
Kıyafetimi bohça yapıp.
Eskiden ne güzel meyvelere
Giysimizi açıp bohça yapardık.
-
Özledim o günleri,
Aslında dün gibi.
Özlediğim yalnızca o değil,
Anlatayım bari.
-
Bir ceviz ağacı vardı,
Evimizin önünü kaplardı.
Dallarıyla kocamandı,
Büyüdü, etrafı sardı.
-
Hata saydılar,
Olması gereken büyümesiydi.
Yanlış yaptı saydılar,
Dalları elektrik tellerine değdi.
-
Büyümesi gerekti,
Çocukluğumu katlettiler.
Telleri çekmediler,
Ağacımı kestiler.
-
Sandılar ki yenisi ekilir,
Daha da büyür, meyve verir,
Gölgesinde yemek yenir.
Bunu onlara kim açıklayabilir?
-
Dedem ekmiş o ağacı,
Ektiği ağaç da peşinden gitti.
Söylesinler şimdi bana,
Dedem yeni ağacı nasıl dikecekti?
-
O ağaç, evden kaçtığımızda
Yuva olurdu dalları.
Her bir dalı birimizin,
Düşerdik de bazenleri.
-
Tellerin yeri değişirdi,
Büyükler değer bilmedi.
Bizim memleket hasreti
O kesildiğinde pekişti.
-
Bir yonca tarlası vardı,
Miras için duvar örmüşler.
Şimdilerde gidemem köye,
Görürüm bir duvar, bir kütük.
-
Çocukluğumu özlemiyorum,
Çocukluğumu yad ediyorum.
Ağacımın, tarlanın, çocukluğumun
Ardından sadece el sallıyorum.